Tahammülsüzleştik...
Olur ya kırılırsın, üzülürsün, kızarsın ama söyleyemezsin.
Haklısındır fakat kendini savunmaya gücün olmaz, tam olarak o noktadayım. Ne kendimi savunmaya gücüm, ne de tartışmalara tahammülüm var.
-Öyle mi anladın ?
-öyledir...
Kendimizden verdiklerimiz artık bir yere kadar bizleri idare eder, bir yere kadar alttan alınır, bir yere kadar sabredilir ve bir yere kadar tahammül edilir, ben tahammülsüzleştim.
Kırıldığımız önemsenmedi, kızdığımız görülmedi, üzüldüğümüzde suçlu olduk. Sahi hangi duyguyu yaşamalıyım ?
Haklısın alıştırmayacaksın dediğini duyar gibiyim, ama insanları alttan alıp karşındaki üzülmesin diye kendimi üzmem de benim aptallığım olsun. Hatasız kul olmaz nihayetinde öyle değil mi?
O kavga çıkacaksa çıksın, o kelimeler söylenecekse söylensin, susulacaksa susulsun, konuşulacaksa konuşulsun. Herşey kötüye mi gidecek bırak gitsin, sonu ayrılık mı? bırak olsun her hikaye mutlu sonla bitmez ; bazı hikayelerin sonunda prenses ya da prens illaki birisi ölür . Yaşanılacak olanın yaşanmasından korkma , akışına bırak herşey olacağına varsın.
Tahammülsüzleştiğimiz kalplere tahammül etmek zorunda değiliz.
Yorumlar
Yorum Gönder